Kadına Şiddet Artarak Sürüyor
Hiç şüphesiz biz Türk kadınları da erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz ve erkeklerin üzerimizdeki hakimiyetini her zaman hissediyoruz.Kadından güçlü olan erkek bunu çoğu zaman şiddete dönüştürerek sunuyor kadına ve sonunda tabi ki aile içi şiddet ve kadına darp çıkıyor ortaya.
Yalnızca ülkemizde değil esasında dünya üzerinde her 5 kadından biri söz konusudur. Diğer bir deyişle dünya kadınlarında rastlanan sağlık sorunları sıralamasında kanser sıklığına eşit, trafik kazalarından daha yoğun görülüyor. Üstelik verilerin çoğu zaman gizlendiği ve aslında daha fazla olabileceğine inanılıyor.
En sık birlikte yaşanılan erkeğin uyguladığı şiddet şeklinde gözleniyor. Fiziksel ve cinsel zorlama, sosyal kısıtlama, psikolojik saldırı veya ekonomik baskı gibi. Dünya ortalaması %3-52 arası değişiyor. Örneğin gelişmiş ülkelerden Kanada’da %29 iken beklendiği gibi Mısır’da %35, Kenya’da %58, Nikaragua’da %52.
İkinci sıklıkta tecavüz veya zorlama cinsel ilişki olayları yaygın. Amerika’da bile oran %15lerde seyrediyor. Küçük kızların cinsel obje olarak kullanılması dünya ortalamasında %7-36 bulunmuş.
Dünyada her yıl 2 milyon kadının işçi olarak ülke değiştirdiği biliniyor. En çok Asya’dan (yılda 250.000), Eski Rus Cumhuriyetleri (175.000) ve Latin Amerika’dan (100.000). Moldovya’dan bu yıl çıkarılan kadınların %72 si yaşam koşullarının düzeleceği vaadiyle, %11i ise kaçırılarak uzaklaştırılmış. %91ine götürüldükleri ülkelerde hiçbir ödeme yapılmamış.
Karındeşen Jack türü şiddet ise İngiltere’de bile hayat kadınlarının %50sinde görülüyor. Bangladeş’de %60ların üstünde.
Bazı dünya dişileri ise şiddetle maalesef doğmadan önce karşılaşıyorlar. Çin, Tavyan, Güney Kore, Hindistan ve Orta Afrika ülkelerinde kız bebekler teknoloji varsa doğmadan önce, yoksa doğduktan sonra yok ediliyorlar. Dünyada yaklaşık 60-100 milyon kız bebeğin doğumdan sonra kaybolduğu ve ikinci nüfus sayımını göremediği belirlenmiş. Örneğin Güney Kore’de erkek bebekler kızların neredeyse iki katına ulaşıyor.
İşte olayın bu boyut ve rakamlara ulaştığının bilincine maalesef son 10 yıldır varabilen dünya artık güçlü bir toplumsal yapılanmayla üzerine gidiyor. Öncelikle sağlık çalışanlarının eğitimi tamamlandı. Temel prensipler acil servislere görünür başka nedenlerle gelen hastalar konusunda uyanık olmak, güven kazanarak bilgilendirmek, gerekli tıbbi ve psikolojik desteği sağlamak, polisiye önlemler için yardımcı olmak, sosyal yardım kuruluşlarını devreye sokarak destek olmak ve kayıtların son derece gizli tutulmasını sağlamak şeklinde belirlendi.
Dünya Sağlık Örgütü ise 1995 yılında ayrı bir birim oluşturarak; uygun politikalar üretmek, toplumu bilgilendirmek, sağlık teşkilatlarının kapasitelerinin artırılması, ulusal alt yapılanmalar kanalıyla doğrudan müdahale girişimlerine başladı. Sorunlu ülkelerdeki pek çok sivil toplum örgütü desteklendi. Asya-Pasifik Kadın Araştırma Merkezi , Kadınlara Destek Birliği, İsis Uluslararası Kadın Kültürel Birliği, Latin Amerika ve Afrika Şiddet Karşıtı Kadınlar Birliği gibi kurumlar oluşturularak işbirliği yapıldı.
Dünyanın konuya dikkati çekildikten sonraki hedef ise kadınlara yönelik şiddetin haritasını çıkarmaktı.
Ülkemizde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün istatistikleri bu konudaki ilk girişim. Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde biraz zorlama olsa da bir başlangıç. Gazetelerde küçük köşebaşı haberi olarak geçiştirilen acı tablonun kadın döven medyacıbaşının kaçak internet görüntüleri kadar reyting alamaması ise kaderin bir oyunu belki de.
Veriler henüz dolaylı olarak yayınlanmaya başladığından özellikle gerçek rakamları bilemiyoruz. Yine de ‘erkektir yapar’ felsefesinin enjekte edildiği Türk kadınının evinin direğini dünya birincisi yapacak yanıtlara Dünya Sağlık Örgütü araştırmacılarının kolaylıkla ulaşabileceğini tahmin ediyoruz. Uygulanacak politikalar mı? Nedir bu acele! Sinirlendirmeyin adamı şimdi…
www.bayanca.org



Tweetle Bunu!
Facebook'ta Paylas
Digg
Delicious
RSS Ile Takip
Ugg Modelleri
Sırt Dekolteli Abiyeler
2012 Duvak Modelleri
Pembe Genç Odası Tasarımları
Bindallı Modelleri